Bulut Bilgiişlem: Yüksek Oranda Sanallaştırma Özel Bulut Anlamına Gelir mi?

Bulut Bilgiişlem’in Esas Öğeleri

Bulut Bilgiişlem ile ilgili yazılarımdan sonra okuyuculardan konu ile ilgili birçok e-posta aldım. Çoğu okuyucunun üzerinde durduğu konu, Özel Bulutun aslında veri merkezlerinde sanallaştırmanın arttırılmasının doğal bir sonucu olduğu ve bu doğal sonuç için “Özel Bulut” gibi bir tanıma ihtiyaç olup olmadığı.

Bulut Bilgiişlem tartışmalarına başlarken öncelikle “Bulut”un esas öğelerinden bahsedelim:

1. İstendiğinde Self-servis(on-demand self service): Kullanıcı (bu son kullanıcı olabileceği gibi başka bir sistemi yöneten kişi de olabilir) tek taraflı olarak istediği zaman işlemci gücü, ağ depolama alanı gibi sunucu kaynaklarını, bu kaynağı ya da kaynakları yöneten kişiler tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmadan (onaylama veya kaynaklarda değişiklik yapma durumları dışında) kullanımı için tahsis edebilir.

2. Geniş ağ erişimi (broad network access): Kaynaklar ağ üzerindedir ve standart protokoller kullanılarak, cep telefonu, tablet bilgisayar, dizüstü bilgisayar gibi cihazlar üzerinden ulaşılabilir durumdadır. Standartların kullanımı, erişim için kullanılan işletim sistemini önemsiz hale getirir (elbette ki kullanılan işletim sisteminin bu standartları desteklediğini varsayıyoruz.)

3. Kaynak havuzu (resource pooling): Çeşitli fiziksel ve sanal kaynaklar ortak bir havuzda toplanarak talep eden kullanıcılara tahsis edilir ve kaynaklar boşa çıktığında tekrar başka kullanıcıların kullanımına sunulur. Bu noktada aslında bir konum-bağımsızlığından söz edilebilir: kullanıcı kaynakların hangi sunucuda, hangi depolama alanında olduğu gibi konular ile ilgilenmez, sadece gerektiği takdirde kaynakların kendisine nereden verildiğini ile ilgilenir (İzmir veri merkezi, İstanbul Anadolu Yakası veri merkezi gibi.)

4. Hızlı esneklik (rapid elasticity): Kaynaklar ihtiyaca göre anlık olarak arttırılabileceği gibi fazla kaynaklar da anlık olarak kısılarak ihtiyaç olan başka yerlerde kullanıma alınabilir. Kullanıcı açısından bakıldığında ise kaynaklar sınırsız olarak görünür ve kullanıcı ihtiyacı olan anda, ihtiyacı kadar olan süre için, istediği kadar kaynak kullanabilir.

5. Ölçülen hizmet (measured service): Kaynakların kullanımı izlenebilir, kontrol edilebilir, raporlanabilir ve hem kullanıcı tarafında hem de kaynakları kullanıma sunan tarafta bir şeffaflık sağlanmış olur.

Yüksek Oranda Sanallaştırma =? Özel Bulut

Yukarıda Amerikan Teknoloji ve Standartlar Enstitüsü’nün esas öğeler olarak tanımladığı 5 madde ile bizim kullandığımız yüksek oranda sanallaştırılmış veri merkezini karşılaştırdığımız zaman, belirtilen tanımlara yakın uygulamaları bulabileceğimiz gibi hiçbir şekilde örtüşmeyen uygulamaları da görebiliriz. Örneğin veri merkezlerinde sanallaştırmayı üst seviyede kullanan üç değişik firmayı ele alalım:

  • A Firmasının veri merkezine kullanıcılar hızlı bir ağ erişimi ile ulaşabiliyorlar, firma kaynaklarını ihtiyaca göre hızlı bir şekilde kullanıma sunulabiliyor ve kaynak kullanımlarını ölçüp raporlayabiliyor ise bu firma kaynaklarını havuz/havuzlar haline getirip kullanıma sunduğunda zaten kendi Özel Bulutu’nu oluşturmuş olacaktır (açıkçası “İstendiğinde self-servis” uygulamasının da ben kendi adıma bir iş politikası/uygulaması/tercihi olduğunu düşünüyorum.)
  • B Firması kaynaklarını havuz/havuzlar haline getirip bunların kullanımlarını ölçekleyemiyor durumdadır. Bu durumda zaten bu firmanın Bulut kavramına geçişten önce veri merkezinin kontrole alması gerekir. Firmanın kaynakları tamamen kontrol dışındadır.
  • C Firması kaynaklarını havuz/havuzlar haline getirip bunları kontrol altına almış, kaynak kullanımlarını ölçüp raporlayabiliyor ancak kaynakları esnek bir şekilde kullanıma sunamıyor durumdadır. Bu durum aslında firmanın bilgiişlem alt yapısının değişen iş koşullarına gerektiği kadar hızlı cevap veremiyor olması anlamına gelir (ufak bir not olarak, genellikle bu tür firmalarda bazı yerlerde atıl kapasite, bazı yerlerde de  az kapasite durumu gözlenir ve atıl kapasitenin, ihtiyaç duyulan yerlere kaydırılamaması durumu ön plândadır.)

Bu örnekleri düşündüğümüzde, ortak noktaları veri merkezlerinde yüksek oranda sanallaştırma kullanmaları. Bulut Bilgiişlem’in esas öğelerini gözönüne aldığımızda, B ve C firmaları yüksek sanallaştırma altyapılarına rağmen Bulut Bilgiişlem kavramlarından çok uzaktır. Aslında, Özel Bulut kavramına daha gelmeden, B ve C firmaları sanallaştırılmış altyapının getirilerini kendi yararlarına kullanamadıklarından yatırımlarından tam verimi alamaz durumdalar. Bir noktada Bulut Bilgiişlemin –ki biz yazımızda Özel Bulut üzerinde duruyoruz– firmaların yatırımlarından maksimum fayda el etmelerini sağladığını açıkça görüyoruz.

Özet olarak, veri merkezinde yüksek oranda sanallaştırmayı sağlamış bir firma, Özel Bulutunu oluşturma yönünde bir adım atmıştır, ancak “Özel Bulutu zaten sağlamış” değildir. Firma Özel Bulutunu sağlamak için, Bulut tanımında esas öğeler olarak belirtilen diğer bazı gereklilikleri de yerine getirmelidir. Açıkçası bu gereklilikleri yerine getirmek de firmanın yatırımından daha fazla getiri elde etmesi anlamına gelecektir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s